Günlük arşivler: 24 Aralık 2011

Anayasaların Yapım Süreçlerinin Özgünlük Anlamda Niteliği Üzerine Değerlendirme ve Öneriler

Sivil, Organik, Yapma Anayasa Sürecinde Bir Değerlendirme:

Dr. Ahmet FİDAN

GİRİŞ:

İnsanların bir araya gelmesiyle ortaya çıkan toplumlar kendi aralarında oydaşarak meşru otoriteyi ortaya çıkarırlar ve bu otoritenin belli bir toprak parçası üzerinde ve belli ülkü birliğini taşıyan insanlar üzerinde örgütlenmesi ile “devlet“i var ederler.

Devletin bireylerle, bireylerin devletle ve bireylerin bireylerle olan hukuku, egemenlik ve özgürlükler ödünleşmesi de en üst statüde “anayasa” metinlerinde va’z edilir. Yer yer kazuistik yer yer soyut, yer yer yazılı ve yazısız olmak üzere dünya üzerinde var olan ülkelerin kendilerine özgü anayasaları bulunmaktadır.

1. Tarihsel Süreç İçinde Anayasalar, Anayayasacılık Hareketleri ve Anayasaların Özgünlüğü

Devletler tarihsel süreç içinde genellikle anayasalarını olaganüstü dönemlerde yaparlar. Olağan dönemlerde yapılan anayasalar çoğunlukla en sağlıklı anayasalardır. Okumaya devam et

Depreme Hazırlan(a)mayan Türkiye Kentlerine Yönelik Çözüm Önerileri:

Depreme Hazırlan(a)mayan Türkiye Kentlerine Yönelik Çözüm Önerileri:

Dr. Ahmet Vefik ALP

Ülkemizin neredeyse tamamı deprem kuşağında olduğundan, birçok diğer yöremizin de benzer bir tehdit altında olduğunu biliyoruz. Yerli ve yabancı bilim adamları, kentlerimizin yakın bir gelecekte

yıkıcı bir sallantıya maruz kalacağı noktasında birleşiyorlar.

Bu güne kadar, çok şey yazıldı çizildi. Raporlar hazırlandı. Tespitler yapıldı. Pilot bölgeler seçildi. Master planlar yapıldı. Ancak Okumaya devam et

Alternatif Çözüm Önerileri Olmaksızın GDO Karşıtlığı Üzerine

Prof.Dr. Nazimi AÇIKGÖZ

Küresel ısınma, erozyon, amaç dışı kullanımla tarım arazilerinin daraldığı bir gerçek. Genç nüfusun kırsalı terk etmesi nedeniyle Türkiye tarım arazilerinin %10’u ekilememektedir (https://nacikgoz.wordpress.com/). Diğer yönden artan nüfus, kişi başına artan kalori tüketimi nedeniyle,daha fazla tarımsal ürüne gereksinim doğacaktır.

Bitki ıslahı ile verimi artırmak ise mevcut genetik kaynakların tükenme noktasına yaklaşması nedeniyle durma noktasına gelmiştir. İşte tam bu aşamada farklı türlerden transfer edilen genler adeta imdada yetişmiştir. Transgenik, biyotek, GDO çeşitler başka türden transfer edilen gen taşıyan ürünlerin genel tanımıdır. Söz konusu yabancı gen transferi, tarım ürünleri dışında mayadan ilaç sanayisine birçok dalda ticari olarak sorunsuzca kullanılmaktadır. Okumaya devam et

Sömürge Mantalitesi Altında Kimliksizleştirme Hareketleri

Prof.Dr. Nurullah AYDIN

Anadolu’da bin yıldır oluşan kimlik parçalanıyor. Türk Milleti’ni oluşturan kardeşçe yaşayan etnik topluluklar birer birer ayrıştırılıyor. Türkiyelilik kavramı ile Türk Milleti’nin ortak

dokusu altüst ediliyor İngilterelilik, Fransalılık, Almanyalılık oralarda konuşuluyor mu?

Kimliksiz kişiliksiz, kanı ve zihni bozuk iplerin etkili ve yetkili konuma getirildiği Türkiye’de kardeşlik köprüleri yüz yıl sonra bir kez daha parçalanmak isteniyor.

Osmanlının son döneminde Tanzimat ve Islahat fermanları ile halkların etnik damarları öne çıkarılmış, Balkan ve Ortadoğu halkları ayrıştırılmıştı. Şimdi de sahte İslamcı fasık kimliğe sahip tipler, liboşlar, kökeni belirsizler ihanet çalışmaları içindedir.

Bütün etnik kimlikleri birleştiren Ortak Türk Kimliği yok edilmek isteniyor. Okumaya devam et

Türkiye’de Millet Vekilliği ve Asıllığı Üzerine

Milletvekilliği ve Asıllığı Üzerine Kavramsal Yaklaşım

Prof.Dr. İsa KAYACAN

TDK’nın Türkçe sözlüğünde Vekil; Birinin işini görmesi için, kendi yerine bıraktığı veya yetki verdiği kimse, olarak açıklanırken, Milletvekili: Anayasaya göre, millet meclisine seçimle giren millet temsilcisi, mebus, parlamenter,vekil, olarak ifade ediliyor.

Türkiye’de bu iki kelime, anlamları itibariyle, özellikle Milletvekilleri açısından bakıldığında yer değiştirmiş olarak görülüyor. Milletvekili, asıl olan Milletin yerine geçmiş görünüyor. Bakmayın siz, Genel merkezde, Parti Genel Başkanlarının veya birkaç kişinin sıralama yaparak, seçim bölgelerinde milletin seçimine sundukları, “onaylayın kardeşim” dedikleri sıralama sistemine.. Burada başlayan seçmen, vatandaş yokluğu, sonraki günlerde, yıllarda sürüp gider. Okumaya devam et