Yazar arşivleri: EDİTÖR

Yapaylıkların Ötelenmesi Üzerine

Son on yıllarda kendini daha fazla hissettiren küresel bunalım gerek su kaynaklarının korunmasını, gerek su kullanımının yönlendirilmesini, gerekse kullanılmış suların uzaklaştırılması konularında radikal önlemler almayı zorunlu hale getirmiştir.Suyun gerek kentiçinde dağıtımı, gerek uzaklaştırılması, tam olarak yerel kamusal bir hizmettir. Kent içinde kullanılan su kaynağının verimli olarak kullanılması aynı zamanda ulusal su kaynaklarının ve küresel olarak varolan tatlı su kaynaklarının değerlendirilmesi açısından bireysel değil toplumsal bir olaydır.Kullanılmış suların dağıtım noktalarının şebeke düzenlemelerinin, şebeke düzenlemesinde kullanılan teknolojinin, suyun konut ve işyerlerine dağıtım planının en verimli kullanımını sağlayacak şekilde düzenlenmesi gerekmektedir.

Dünya var oldukça var olan deniz suyunun arıtılıp gerekli minerallerle donatıldıktan sonra içme suyu elde edilebilecektir. Bu durum nihai bir durumdur. Ancak bireylere düşen, kaynak sularının ömrünü uzatmaktır.

Bilgi ötesi toplumunda zaten hemen hemen her şey yapay olacağından dolayı kullanılan suyun da doğal olması düşünülemez. ŞUNU BU GÜNDEN SÖYLEYEBİLİRİZ Kİ, HER GELEN GÜN HER GEÇEN SANİYE İNSANLIĞI, İNSAN PSİKOLOJİSİNİ HIZLA YAPAYLIĞA GÖTÜRMEKTEDİR.

Yapaylık, sadece eşyalarda değil insanların psikolojilerinde, anatomilerinde (uzuvlarında) olacaktır. Bu gün için insanlığın en temel ve zorlu görevi bu yapaylığı öteleyebilmektir.

Ötelenmesi gereken bu yapaylıklardan en önemlisi DOĞAL SU KAYNAKLARININ KORUNMASI ve DOĞAL SUYUN evimize kadar girdiği günleri uzatmaktır. Farkındaysanız uzatma, erteleme, geciktirme kelimelerini kullanmaktayım. Çünkü bu kader kaçınılmazdır. Kaçınılan tek şey bunu öteleyebilmektir.

Bilinçli yarınlar dileğimle.

Not:
Bu sitede yayınlanmakta olan yazılar http://www.yazarport.com , http://www.gunesgazetesi.net http://www.kamudanhaber.com http://www.bilgievreni.com , http://www.siyasalforum.net http://www.gercekgazete.web.tr www.radyobrt.net ile, Gerçek Gazete, Halkın Sesi, Güney Marmara Yaşam ve Fatsa Güneş gazetelerinde yayınlanmaktadır. Yazarın izni olmaksızın başka hiçbir yayın organında kaynak veya dipnot göstermeksizin kısmen veya tamamen alınamaz, çoğaltılamaz.

Genetik mühendisliğinde gelinen nokta -3

ABD’nin Irak’ı işgal ettiği günleri hatırlıyorsunuz değil mi? Hani o aylarca direnir, ABD ordusuna Vietnam’dan daha kötü günler yaşatır denilen ordunun bir anda dağılması değil konumuz.

Bir ABD askeri yaklaşık 60-70 kg yük taşıyarak savaşıyordu. Silahı, mühimmatı, yemeği, suyu, miğferi ve bir dolu malzemesini de taşıyordu. Hepsinin üzerinde muntazam üniformaları vardı. Ve o çöl sıcağında günde savaşarak 40-50 kilometre yol alıyorlardı. Sizce bu normal mi? Evet askerler eğitimli olur, ama bu durum 1 gün değil günlerce sürdü. Nasıl bir eğitimdir bu? Nasıl bir insanüstü güçtür bu? Okumaya devam et

Toplumun Denge Noktaları

Bazı kişiler ve bazı kurumlar toplumda denge rolü üstlenirler. Bu kişi ve kurumlar, genellikle çalışkan/üretken, sürekli önüne bakan/geleceğini gören, riskten hoşlanmayan diğer kişi ve kurumlarla ılımlı ilişkilerini sürdürmekte başarılıdırlar. Bu kişi ve kurumlar “iyi” kişi veya kurumlar olarak kolayca kabullenilir.Toplumdaki onca bozukluk, sistemdeki onca soruna rağmen bu kişi ve kurumların varlığı düzenin veya dengenin teminatıdır. Bu kişiler, ekonomik düzeyi ne olursa olsun çok Okumaya devam et

Genetik mühendisliğinde gelinen nokta -2

Evrenin askerleri (Universal Soldier) filmini izlemiş miydiniz? 1992 yılında yapılan ve başrolde Jean Claude VanDamme ‘ın oynadığı film. Bilindiği gibi film iş yapınca da ikincisi 1999 yılında piyasaya sürülmüştü. Peki, konuyu hatırlayanınız var mı?

Daha önce savaşırken biyolojik olarak ölen askerlere bir takım müdahaleler yapılarak yeniden canlıymış gibi savaşmaları sağlanmakta. Bu sırada bir takım bilgisayar programları ile de hafızaları silinerek yeni hafızalar oluşturulmakta. Filmde diğer savaş sahneleri falan abartılı olarak verilmekte fakat kamuoyuna filmin arka planında bu konuda çalışmalar yapıldığı da gizli olarak işleniyor.

Dünyayı ele geçirmek isteyen bir ülkenin yapması gereken şeylerin başında teknolojik üstünlük sağlamak olduğunu herkes bilir. Fakat bu sırada bir konu daha ön plana çıkıyor. O da insan faktörü. Bütün teknolojik silahları kullanabilen süper askerlere de ihtiyaç duyulmakta.
Öyle bir asker olmalı ki bu, Okumaya devam et