Kategori arşivi: Ahmet FİDAN (Yrd.Doç.Dr.)

Dr. Ahmet FİDAN ın Tüm Yazılarını Göster

Kara Kış, Kara Günlerin Arifesi

Ülke olarak hatta kıta olarak kışın zirvelerini yaşamaktayız. Tıpkı ramazan geldiğinde insanların bir ay boyunca bloke olması gibi, kar görülür görülmez bir ton bahaneler, ertelemeler, aksamalar paketi karşımıza çıkmakta. Tembel ve üşengeç insanlar için Okumaya devam et

Orda Bir Fuar Var Uzakta! Gitmesek de, Görmesek de…

Bir önceki yazımızda turizm sektörünün emittleye emittleye gelişmesinden bahsetmiştik. Bu bahisle fuarların ve festivallerin önemini belirttikten sonra Emitt Fuarını bu yazıya bırakmıştık.
Ülkemizde ister turizm sektörünün ister diğer sektörlerin, fuar, festival vb. etkinliklerin önemini kavrayacağı günü sabırsızlıkla beklemekteyiz. Hani diğer sektörlerin bu tür etkinlikleri birinci derecede önemli görmemelerini anlarız da,
Okumaya devam et

Kent Kültürünün Prototipi: Terminal İşletmeleri

Bazı kentler vardır ki, bu kentler bir ülkenin toplumsal anlamda tam bir özetidir. Bu kentin maddi ve manevi yapısı, toplumsal yapısı, siyasal yapısı bir ülkenin bu konulardaki genel özelliklerini rahatlıkla temsil etmektedir. Bu durumda olduğu gibi, otogarlar veya modern anlamda şehirlerarası otobüs terminali işletmeleri de hangi kentte olursa olsun, o kentin özetidir. O kenti bütün yönleriyle temsil eder.

Genelde otogarların veya terminallerin ülke genelinde bir standardı olsa da Okumaya devam et

Bilgi Sorunsalı: Bilgi Kıt mı, Sınırsız mı?

Ne güzel tanımlanırdı önceden iktisat ilimi, veya “ilm-i küşad” veya moderncesiyle ekonomi bilimi. O halde hemen iktisat veya ekonomi biliminin klasik tanımını yapalım. İhtiyaçların sınırsız, kaynakların sınırlı veya kıt olması gerçeğinden yola çıkarak, iktisat veya ekonomiyi, kıt kaynakların optimum dağılımı veya kullanımıdır.” şeklinde tanımlayabiliriz. 1990 yılına kadar sahiden böyle tanımlardık derslerde bu kavramı. Okumaya devam et

Galiba Biz Betonu Seviyoruz, Türbanı Sevdiğimiz Gibi (!)

Mazoşist duygularımızla her zaman bina okumaya devam ederiz. “Bizim oğlan bina okur, döner döner bidaha okur”” mantığıyla her zaman aynı hikayeleri, anı romanları, aynı fıkraları anlatır konuşur tartışır dururuz. Tartışma veya konuşma bittikten sonra da herkes kendi yolunda yine bildiğini okur. Okumaya devam et