Ermeni Soykırımı Bağlamında Kafkasya ve Bölge Politikasında Söz Sahibi Ülkelerin Etkileri

Halil DAĞ

www.yazarportal.com İnteraktif Köşe Yazarı Gazetesi Yayın Editörü

hdag77@hotmail.com

ÖZET:

Her ölüm ve çekilen acı muhatabın kendisi için kıyametin kendisidir. Bu yüzden kimsenin kıyameti hakkında fikir yürütmeyi çok da doğru bulmuyorum. Sözün özü; kimsenin acısı bir başkasının acısından aşağı da kalmaz fazla da olamaz. Yıl, 1915… Her ne olduysa, belki de doğrusunu asla öğrenemeyeceğimiz ama hakkındaki gerçek hükmü anca tarihçilerin verebileceği acı ve hüzün dolu bir yıl. Bugün 2015 lerdeyiz. Yani aradan tam yüzyıl geçmiş. Düğümü bir türlü çözülemeyen 1915’in kara bulutları bugün hala üç ülkenin üzerinde uğru gibi dolaşmakta.

Kafkasya bölgesi, hiçbir zaman Ortadoğu gibi tek başına kıtasal bağlamlı bakılamayacak bir olgudur. Zira bu coğrafyalar üzerinde etken ve edilgen güçler, bu politikalar nezdinde dünya sosyo ekonomik ağırlıklarını kurgulayıp yürütmektedirler. Bu çalışmamızda da bu hususlar vurgulanacaktır.

Okumaya devam et →

Diyagnostik Açıdan Duyu Bozukluklarına Diyalektik Değinimler

Dr. Ahmet FİDAN

Ordu Üniversitesi Ünye İİBF Öğretim Üyesi

 

ÖZET

Gerek bireylerin bireylerle bireylerin işletmelerle, gerekse işletmelerin işletmelerle ve/veya işletmelerin bireylerle olan iletişimleri bizatihi canlı organizma olan insan aracılığıyla yürütülür. Yani iletişimin kurumsal boyutu olsa da, kurumların iletişimleri insanlar aracılığı ile yürütülüyor olması münasebetiyle bireysel iletişim ve bireysel iletişimdeki duyma/hissetme, algılama/anlama ve aktarma/paylaşım öğeleri son derece önemli olmaktadır.

Çoğu zaman, gerek sözlü gerek yazılı gerekse işaret diliyle iletişim kurarken çamdan ve kavaktan bahsedilmektedir. Aynı alfabenin, aynı dilin kullanılmasına rağmen, “konuşuyoruz ama nece konuşuyoruz, konuşuyoruz ama anlamıyoruz” şarkı sözündeki duruma düşülür…

Bu tür talihsiz iletişim hatalarının daha kaynağından bertaraf edilmesi için, insanoğlunun ve çevresinin kategorik olarak ele alınması ve birey üzerine etkiyen çapraz baskılara karşı feedback ve/veya potansiyel feetback mekanizmalarının regüle edilmesi gerekmektedir.

Bu makale bu tür durumlar için bireysel ve kurumsal iletişime kategorik derinlik getirmek için kaleme alınmıştır.

Anahtar Kelimeler:

iletişim, iletişim engelleri, sosyal psikoloji, bireysel iletişim, kurumsal iletişim, duyu, algı ve algılama hataları, aktarma hataları, haberleşme, enformasyon

Okumaya devam et →

Mali Polis, Gümrük ve Vergi Yargısının Kırgız- Türk Ekonomisi ve Uygulamasına Etkisi

Gümrük ve Vergi Yargısının Kırgız-Türk Ekonomisine Etkisi

Prof. Dr. Bolot T. TOKTOBAYEV

KC Yusuf Balasagın Milli Ünv. Kırgız-Çin Enstitüsü Direktörü

E-mail: b.toktobaev@mail.ru

ÖZET:

Çağdaş ve ileri devlet ekonomisi ve anlayışına geçiş ve uyum sorunlarının başında ekonomide mali polis, gümrük ve vergi sistemi meselesi ve yargılaması hukuku geldiği incelenmiştir.

Ekonomide mali polis gümrük ve vergi mevzuatı ve yasasına aykırı davranışların mahkeme tarafından sosyal-hukuk yargılanması sistemi ve hukuku incelenmesine bakılmıştır. Geçiş ekonomilerinde etkisi büyük olan mali polis gümrük ve vergi yargılaması etkinliği ve Türk-Kırgız ekonomisi ve uygulaması incelenerek araştırılmıştır. Okumaya devam et →

Yerel Yönetişim Açısından Konseylerinin Demokratik Yapısının Sorunları ve Bu Sorunlara İlişkin Öneriler

 

Yrd.Doç.Dr. Ahmet FİDAN

Ordu Üniversitesi Öğretim Üyesi

ÖZET:

Türkiye’deki demokrasi düzeyi gibi, Türk demokrasinin organelleri olan kurum kuruluş, sistem ve sistematikler de halk katmanlarına 1923 sürecinde lutfedilmiş olarak doğduklarından dolayı tam olarak içselleştirilmeleri maalesef hala gerçekleşememiştir. Bu sürecin bir sonucu olarak devletin demokratikliği şeklen bir gerçeklik iken, bunun içinin doldurulması veya çoğulcu ve katılımcı boyutu konusuna geldiğimizde büyük ölçekli vahametler görülmektedir. Haliyle durum böyle olunca, demokrasinin beşiği olarak kabul edilen yerel yönetim kuruluşlarının ve özelde en karakteristik yerel yönetim birimi olan belediyelerin kendisinin şeklen demokratik kuruluşlar olsa da demokrasinin içselleştirilme durumlarını göz önüne aldığımızda büyük ölçekli sıkıntılar ortadadır.

Genelde yerel yönetimlerdeki özelde belediyelerdeki böylesi fakir demokratiklik düzeyi, 5393 sayılı belediye kanunuyla kurulan Kent Konseyleri de bu fakirlikten nasibini almaktadır. Şeklen geniş katılımlı çok ta karizmatik bir imaj çizen kent konseyleri kuruluşları, organlarının oluşumları ve kurullarının işleyişi bakımından demokratiklik açısından son derece vahim tablolar ortaya koymaktadır.

Makalemizde Kent Konseylerinin oluşum ve işleyişlerindeki bu sorunsallar ele alınacaktır. Faydalı olması ümidi ile.

Anahtar Kelimeler: kent konseyi, kent konseylerinin demokratikliği, demokratik düzey, çoğulcu demokrasi, katılımcı demokrasi, sivil toplum kuruluşu, yönetişim Okumaya devam et →