Kent Kültürünün Prototipi: Terminal İşletmeleri

Bazı kentler vardır ki, bu kentler bir ülkenin toplumsal anlamda tam bir özetidir. Bu kentin maddi ve manevi yapısı, toplumsal yapısı, siyasal yapısı bir ülkenin bu konulardaki genel özelliklerini rahatlıkla temsil etmektedir. Bu durumda olduğu gibi, otogarlar veya modern anlamda şehirlerarası otobüs terminali işletmeleri de hangi kentte olursa olsun, o kentin özetidir. O kenti bütün yönleriyle temsil eder.

Genelde otogarların veya terminallerin ülke genelinde bir standardı olsa da Okumaya devam et

Bilgi Sorunsalı: Bilgi Kıt mı, Sınırsız mı?

Ne güzel tanımlanırdı önceden iktisat ilimi, veya “ilm-i küşad” veya moderncesiyle ekonomi bilimi. O halde hemen iktisat veya ekonomi biliminin klasik tanımını yapalım. İhtiyaçların sınırsız, kaynakların sınırlı veya kıt olması gerçeğinden yola çıkarak, iktisat veya ekonomiyi, kıt kaynakların optimum dağılımı veya kullanımıdır.” şeklinde tanımlayabiliriz. 1990 yılına kadar sahiden böyle tanımlardık derslerde bu kavramı. Okumaya devam et

Galiba Biz Betonu Seviyoruz, Türbanı Sevdiğimiz Gibi (!)

Mazoşist duygularımızla her zaman bina okumaya devam ederiz. “Bizim oğlan bina okur, döner döner bidaha okur”” mantığıyla her zaman aynı hikayeleri, anı romanları, aynı fıkraları anlatır konuşur tartışır dururuz. Tartışma veya konuşma bittikten sonra da herkes kendi yolunda yine bildiğini okur. Okumaya devam et

Dünya İnsanı Kavramı Üzerine Bir Güzelleme

Bu başlığı herkesin tam olarak anlamasını asla beklemiyorum. Bu başlığı ancak ve ancak, kendi ülkesi dışında on farklı ülkeye gitmiş ve gittiği ülkelerde en az bir hafta geçirmiş kişiler algılayabilir. Ülke sınırlarının dışına hiçbir zaman çıkmamış kişilerin bilgi ve görgüsü, yaşı ve mesleği ne olursa olsun dünya insanı olma psikolojisini algılayamaz. Dünya insanı olmak psikolojik bir statüdür. Bir üst kimliktir. İnanılmaz derecede mutluluk veren bir tecrübedir. Beş raflı bir kütüphane dolusu kitabı okumaktan çok Okumaya devam et

İmla Klavuzu Karga Olanların Edebiyatla Dansı

Yazar olduğunu zanneden, yazı yazdığını zannedenlere karalama cinsinden ithaftır.

Bu gün 9 Şubat 2008 Dünya Yılı.

Bu gün itibarıyla bu yazım hala entelektüel bir derinlik ifade etmektedir. Çünkü tarih itibarıyla henüz her bireyin beynine organik çipler entegre edilmedi. 9 Şubat 2018 itibarıyla bu yazdıklarımın hiçbir anlamı olmayacaktır. Çünkü her canlı varlığın beynine önce telefon numaraları gibi basit düzey hafıza kartları, daha sonra Okumaya devam et