Kentsel Rekabet ve Kamusal Yatırım Politikalarındaki Sapmalar
EDİTÖRDEN
Değerli okurlarımız;
Bu gün, toplumsal bazda gittikçe artan bireyselleşme eğilimleri sadece belli bir ülkenin değil dünya yüzündeki bütün ülkelerin, toplumların sorunu haline gelmiştir. Toplumsal bazdaki bireyselleşme eğilimleri ulaşım ve iletişimin tetiklemesiyle egoizme, israfa ve korkunç boyutlara varan çevre kirliliğine neden olmaktadır.
Tıpkı toplumsal – bireysel bazda süregelen bu eğilimler, böylesi bir toplumların mekanlarına ve onun yöneticilerine de yansımaktadır. Her tek kişilik veya iki kişilik bir evde hemen hemen bütün ev gereçleri bulunmaktadır. Okumaya devam et →
Depreme Hazırlan(a)mayan Türkiye Kentlerine Yönelik Çözüm Önerileri:
Dr. Ahmet Vefik ALP
Ülkemizin neredeyse tamamı deprem kuşağında olduğundan, birçok diğer yöremizin de benzer bir tehdit altında olduğunu biliyoruz. Yerli ve yabancı bilim adamları, kentlerimizin yakın bir gelecekte
yıkıcı bir sallantıya maruz kalacağı noktasında birleşiyorlar.
Bu güne kadar, çok şey yazıldı çizildi. Raporlar hazırlandı. Tespitler yapıldı. Pilot bölgeler seçildi. Master planlar yapıldı. Ancak Okumaya devam et →
Yerel Yönetimlerde Demografik Ölçek ve Sınır Belirleme Sorunları
Yrd.Doç.Dr. Ahmet FİDAN
GİRİŞ
Belediyelerin ölçekleri çoğu zaman sorun olmasa bile, bu ölçeklerde baz olarak alınacak sınırların belirlenmesinde çıkar ve/veya menfaat çatışmaları olabilmektedir.
Bu nedenle büyükşehir belediyesi olmak için daha fazla nüfus gerekmekte, bu nüfusu bulamayan kentler, normal belediyeden farklı olarak bütünşehir belediyesi statüsüne geçmek istemektedirler. Bütünşehir belediyesinde de sınırlar ve bu kapsamdaki belde belediyelerinin statüleri değişmekte ve esas sorun da çoğunlukla bunlardan kaynaklanmaktadır.
1. Büyükşehir Belediyelerinin Demografik Açıdan Seyri:
1982 Anayasamızın 127. maddesi, büyük yerleşim yerleri için özel yönetim biçimi geliştirilebileceğindenbahsetmektedir. 3 Mart 2004 yılında yapılan Okumaya devam et →
Çarpık Kentleşmenin Yol Açtığı Trafik Sorununa Çözüm Önerisi
Mehmet BALLI
İstanbul’un doğu istikametinde gelişmesi doğu sınırında yeni bir Büyükşehir olan İzmit’in varolmasından dolayı mümkün değil. Bu nedenle, İstanbul batı yönüne doğru gelişmesini sürdür(ebil)mektedir. İstanbul’un merkezinden kaçan kaçana.. Eski binaların ve arap saçına dönen trafikten bunalan vatandaş, biraz nefes alabilmek adına daha ferah alanlara doğru akın ediyor. Farkında mısınız!.. Eskiden Çevre Yolu ve E 5 Kara Yolunda sabahları İstanbul merkezine doğru trafik yoğunlaşırdı… Şimdi sabah akşam hiç farketmiyor, gidiş de gelişde tıklım tıklım.. Mesela, İkitelli bölgesinde oturuyorsanız, Mahmutbey gişelerinden tutunda Vatan Caddesi başına kadar trafiğin kilitlendiğini göreceksiniz, hem de ana ve ara arter yollarıyla beraber.. Ne demek bu? Şu demek; Arnavutköy’den başlayıp, Başakşehir’den Okumaya devam et →
Mersin-Antalya Karayolu’nun İzah Edilemeyen Yapısı
Dr. Ahmet FİDAN
Otobüs ve otomobil yolculuklarımda her zaman çevreyi izlerken, çoğu insan gibi, bir yandan da teknik anlamda karayolu altyapısını incelerim. En son kullandığım karayolu da, 5. ve 13. bölge müdürlükleri kapsamında kalan Antalya-Mersin karayoludur.
5. ve 13. bölge müdürlüğü kapsamında bulunan 400-13, 400-14, ve en fazla da 400-15 ve 400-17. bölümlerinde karayolu akıldan, izandan, estetikten, bilimden, mantıktan, teknikten uzak bölümlerdir. Şu an, Mersin Antalya yolculuk süresi, 8 saatte tamamlanmaktadır. Okumaya devam et →
Trajik Trafik İşaretleri, İşaretçileri ve Sürücüleri
Dr. Ahmet FİDAN
İlgili herkesin gözlemleyebileceği gibi, Türkiye’de Ulaştırma Bakanlığı ve Karayolları Genel Müdürlüğünün sanırım son yirmi otuz yıl vizyon ve estetik vedahi mantık yanlarından geçmemiş olduğu anlaşılır. Trafikte yol geometrisi, yol ergonomisi, yol kültürü, yol felsefesi, yol psikolojisi vs. bir çok yola dair gerçekler vardır. Gerek yolun altyapı olarak inşa edilmesi, gerekse bu yolda yatay veya düşey işaretlemeler insan ergonomisine ters gelen ne varsa ircaa edilmiş uygulanmıştır. Okumaya devam et →
Başkan’ım ve Meslekdaşım Dr. Kadir Topbaş’ı çok sevdiğim için onu üzebilecek yazılar yazarken çok zorlanıyorum. Ancak, Hocalık var ya, bir türlü kendimi tutamıyorum.
Istanbul’un kahreden ulaşımına çözüm olarak Büyükşehir Belediyesi’nin geliştirdiği Avcılar-Zincirlikuyu ‘Metrobüs’ Projesi yerine yolları daraltmayan, emniyet şeritlerini iptal etmeyen, direkler üzerinde giden ‘Monoray’ Projesi nin daha doğru olacağını daha önce yazıp çizmiştim. Sonrasında Metrobüs’ ün Boğaz Köprüsü üzerinden Söğütlüçeşme’ye kadar gideceğini duydum. Nitekim, bu güzergahta çalışmalar Okumaya devam et →
Başta İstanbul, Ankara, Izmir olmak üzere otopark sorunu başımızın belası….
Kahyalar, değnekciler halen egemen. Lüks yerlerde Belediye görevlileri sokak kenarlarını bellemiş güniçi para kesiyor ve yola parkı legal hale getiriyorlar. Otopark ücretleri ise fahiş.
Çekiciler araç topluyor zengin kesimlerde. Bilinmeyen bir parka atıyor. Gidip arabanızı bulmak Okumaya devam et →
3194 Sayılı imar kanununun 37, 44 maddeleri gereği yapılacak bina ve tesislerde otopark yapılması zorunlu hale getirilmiştir.
Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca 01.07.1993 ve 26.04.2006 tarihlerinde Otopark yönetmeliği yayınlanmıştır.
Bu yönetmenliklerde otoparkın yapılan binaların kendi arsasında karşılanması, otopark yerinin binaların kendi arsasında karşılanamaması durumunda inşaat sahiplerinin ödeyeceği otopark ücretlerinin bir bankada toplanarak yapılacak bölgesel otoparklar ile bu ihtiyacın karşılanması kararlaştırılmıştır. Okumaya devam et →